| Medikal Teknoloji Biyomedikal Biomedical Elektronik Nanoteknoloji Biyoteknoloji Mühendisliği :: Forum :: Biyomedikal :: Biyomedikal Cihazlar ile ilgili Makaleler - Sorunlar - Çözümler |
|
<< Önceki konu | Sonraki Konu >> |
| AVRUPA’DA BİYOMEDİKAL MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNDE GELİŞME SÜRECİ VE SANAYİNİN MÜHENDİSLİK EĞİTİMİNE | ||
|
Moderatorler: Çağan, yavuznuri, kadir
|
| Yazar | Mesaj | ||
| Çağan |
| ||
Site Kurucusu Disconnectus erectus![]() ![]() Kayıtlı Üye #1 Kayıt Tarihi: 04 Ara 05 saat: 12:18Üniversite:: Marmara Üniversitesi Mesaj Sayısı: 577 21 kez 20 mesajda teşekür aldı | AVRUPA’DA BİYOMEDİKAL MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNDE GELİŞME SÜRECİ VE SANAYİNİN MÜHENDİSLİK EĞİTİMİNE ETKİLERİ Sadık Kara, Serap Çiçek AkçayErciyes Üniversitesi, Elektrik/Elektronik Mühendisliği, 38039, KAYSERİe-posta: kara@erciyes.edu.tr, seracicek@gmail.com Özetçe Avrupa’da Biyomedikal Mühendisliği Eğitimi (BME) 19 Haziran 1999’da 29 Avrupa ülkesinin Eğitim Bakanları tarafından imzalanan Bologna Deklarasyonu ile yeni bir boyut kazanmıştır. Bu değişim sürecinin ilgili ülkelerin biyomedikal gelişimine olumlu etkileri gözlemlenmektedir. Avrupa’da bazı ülkelerde BME hala Elektrik Elektronik Mühendisliği, Makine Mühendisliği ve Tıp Fakülteleri gibi alanlarda disiplinler arası bağlar kurmak suretiyle verilmektedir. Biyomedikal mühendisliğinin tıp, elektrik, kimya ve biyoloji ünitelerinin çekim merkezinde yer alarak çoklu bir ilişkinin odak noktası haline gelmesi, sağlık dünyasında pek çok sevindirici gelişmenin kaynağı olma yolundadır. 1. Giriş Avrupa Biyomedikal Mühendisliği ve Bilim Topluluğu (European Alliance for Medical and Biological Engineering and Science -EAMBES ) ilk kez 26–27 Ağustos 2001’de Viyana'da 30 temsilci ülkenin bir araya gelerek aldıkları kararla kurulmuştur. Ayrıca en son gelişme olarak 13–14 Haziran 2003'te Avrupa Biyomedikal Mühendisliği Topluluğu Almanya Frankfurt’ta açılışı yapılarak resmen göreve başlamıştır. IFMBE (International Federation for Medical and Biological Engineering)nin Avrupa faaliyetlerini inceleyen komisyonun çalışmalarında yüksek eğitim sistemi odak noktası olmuştur. Bu konu üzerine çalışma başlatmak için IFMBE nin Avrupalı üyeler topluluğu; Avrupa'da bir komite kurularak Biyomedikal Mühendisliği Eğitimi (BME), yetiştirime ve uyumu üzerine hükümete sunulmak üzere bir rapor hazırlanmasına karar verildi ve 2002 yılında EAMBES de 28 ülkenin araştırmacıları tarafından ilgili ülkelerin eğitim konularına ilişkin bilgiler içeren bir rapor hazırlandı. Bu rapor bir ön çalışma niteliği taşımaktaydı ve bu raporda farklı uluslararası modellerin birbirinden farklılıkları, üstünlükleri ve zıtlıkları karşılaştırılmaya çalışılmıştır. BME alanında en dikkate değer uluslararası sözleşmelerden biri de şüphesiz Bologna Deklarasyonudur. 19 Haziran 1999’da 29 Avrupa ülkesinin Eğitim Bakanlarınca imzalanan bu deklarasyon düzenli, kararlı ve demokratik toplum yapısının güçlendirilebilmesi için eğitimin ve eğitimde işbirliğinin önemi gibi genel kabul gören evrensel değerler üzerine oturtularak Avrupa’da Yükseköğretim Sahası (European Higher Education Area) oluşturmayı ve Avrupa yükseköğretim sistemini dünya çapında tanınır yapmayı hedeflemektedir. BME iki aşamalı olarak planlanmıştır. Birinci aşama üç yıllık lisans, ikinci aşama üç yıllık master ve doktora derecesi elde etme şeklindedir. Söz konusu eğitimle hedeflenen doneleri şu şekilde sıralamak mümkündür;
2. Avrupa Ülkelerinde BME FaaliyetleriBu bağlamda belli başlı Avrupa ülkelerinde BME ye ilişkin yapılan dikkate değer çalışmalar şu şeklide özetlenebilir; [2] Avusturya’da; University of Graz Tıp Fakültesinde Biyomedikal Mühendisliğiyle ilgili çalışmalar yapılmakta ancak bu çalışmalar daha çok seminer, laboratuar imkânları ve öğretim üyelerinin bilgilendirme sunuşları seklindedir. Bu üniversite, gelecekte Tıp Fakültesi mezunlarının bu alanda çalışmalarını destekleyecek ve ekstra becerilerini geliştirebilecek tarzda çalışmalar yapmaktadır. Hırvatistan’da Biyomedikal Mühendisliği olarak bir bölüm bulunmamaktadır. Lisans düzeyindeki öğrenciler dört yarıyıldan sonra bir program seçmek zorundadırlar. Doktora programı ise ortalama dört yıl sürmektedir ve doktora şartı olarak yüksek Lisans yapma gerekliliği vardır. Ancak, uluslararası dergilerde yayınlanmış makalesi bulunan öğrenciler Yüksek Lisans derecesi olmadan da doktoraya başlayabilmektedir. Çek Cumhuriyeti’nde biyomedikal ve medikal mühendisliği mevcut olmakla birlikte geleneksel eğitimde sürdürülmektedir. Yeni teknolojilerle modern eğitim yapılmaması, bu mühendislik dalının gelişmemesine neden olmakta; öte yandan endüstriyel kurumların üniversite ile ortak alanda buluşmasına imkân vermemektedir. Danimarka’da, Klinik teknolojisi ve Klinik mühendisliği bölümlerinde BME çalışmaları yapılmaktadır. Ayrıca mühendislik fakültelerinde Yüksek Lisans ve doktora programlarıyla birlikte verilmekte olan BME, büyük hastanelerin çatısı altında da mühendisler ve araştırma görevlilerince irdelenmektedir. Estonya’da BME’ne yaklaşık 13 yıl önce başlamıştır. Ülkenin bağımsızlığını kazanmasının ardından yabancı medikal şirketlerce açılan araştırma enstitülerinde BME çalışmaları da hız kazanmıştır. Finlandiya’da BME’ye ilişkin araştırma ve uygulamalar elektronik-bilgisayar mühendislikleri ve fizik bölümü bünyesinde yapılmaktadır. Ülkede endüstriyel gelişmelere paralel olarak bu alanda ihtiyaç duyulan uzman personel de yetişmektedir. Finlandiya’da bu alanda 1 (bir) ders kredisi, Avrupa’daki pek çok üniversitede 1,5 ders kredisine denk kabul edilmektedir. Tempere Universty of Technology de kapsamlı bir BME programı vardır. The University of Oulu da 1994 de biyomedikal mühendisliği programı kurulmuş ve doktora çalışmalarından mezun olanların çalışmaları uluslararası alanda da itibar görmektedirler [3]. Almanya’da sağlık sektörü, çok geniş bir ticari hacme sahip olduğundan Alman ekonomisinin en büyük dinamiklerinden birisi konumundadır. Almanya da medikal cihazların kullanılması yalnızca biyomedikal mühendisliğinde eğitim görmüş mühendisler tarafından onaylanarak kullanıma başlanabilir. Ayrıca bu çerçevede sağlık merkezlerinde oluşabilecek herhangi bir teknik sorun, ihtiyaç duyulan yeni bir cihaz ve bunun secimi de ki biyomedikal mühendislerinin işidir. Medikal teknolojinin ticari anlamda bu denli büyük bir sektör olmasından dolayı Almanya’da medikal mühendisliğine olan ilgi diğer ülkelere oranla oldukça yüksektir. Almanya’da ilk iki yıl çoklu teknik yani hemen her mühendislik dalını kapsayan temel mühendislik eğitimi verilmektedir. Daha sonraki 2 yılda ise öğrenciler odaklandıkları konular üzerine çalışarak tezlerini hazırlamaktadır. Ayrıca öğrenciler mezun olmadan önce 12 ay suren tam zamanlı staj yapmakla yükümlüdürler [4]. Şekil 1. Biyomedikaldeki mühendislik çalışma alanları [2] Şekil 1’de biyomedikal çatısı altında mühendislik çalışma alanları belirtilmiştir. Macaristan 2. dünya savasından sonra 1960 lı yılların başında biyomedikal alanda büyük bir atak yapmış bir kaç kurumun içine dâhil edildiği Medikor’u kurarak, üretim ve ARGE çalışmalarında oldukça ilerlemiştir. Macaristan 1965–1989 yılları arasında medikal malzeme üreticileri ile üniversite ve diğer merkezi araştırma enstitüleri arasında güçlü bir işbirliği kurarak gelişmelerine hız kazandırmıştır. Ancak 1989 yılında yaşanan ekonomik ve sosyal buhran BME alanındaki gelişmeleri büyük ölçüde yavaşlatmıştır. İrlanda’da 80 i aşkın medikal malzemelerle ilgili dünyanın ilk 15’i içinde yer alan şirketler vardır. Buna bağlı olarak ülkede medikal alanda çok sayıda program bulunmaktadır. Medikal alanda geliştirilen yeni sertifika programları kapsamında eğitimlerle medikal endüstrisi tarafından da desteklenerek Biyomedikal Mühendisleri ve teknik elemanlar yetiştirilmektedir. Ayrıca özel öğrencilerin bir dönem daha okumak koşuluyla birleştirilmiş master lisans eğitimi almaları mümkün olmaktadır. İsrail’de Biyomedikal Mühendisliği programı oldukça popülerdir. Program oldukça yüksek derecelerle giriş almaktadır ve %90 a civarında bir bitirme oranına sahiptir. İlk iki yıl boyunca öğrenciler temel bilimler, yaşam bilimleri ve temel mühendislik bilimlerinden dersler alırlarken, son 2 yıl içinde ise; Hareket ve rehabilitasyon mühendisliği, Yapay organ tasarım mühendisliği ve Biyometeryal, biyoteknoloji ve doku mühendisliği gibi seçimlik ders opsiyonları sunulmaktadır [5]. 2001 yılına kadar İtalya’daki klinik mühendisliği eğitimi ise yeni reformlar yapılmadan önce Uluslararası Sağlık Örgütü tarafından henüz tanınmamaktaydı. 2001 yılında Avrupa eğitim reformları (Bologna deklarasyonu) doğrultusunda eğitim iki aşamalı olarak düzenlenmiştir. İtalya da biyomedikal mühendislik bölümleri sağlık kurumları bünyesinde kurulmamıştır. İlerleyen teknolojiyle birlikte Padua’daki üniversitede eğitime, bir yıl biyomedikal elektronik dersi, Frinze’deki tıp fakültesinde birkaç fizik dersi dahil edilmiştir. Roma’daki Halk Sağlığı bölümünde ise biyomedikal çalışmalar için özel cihazlar geliştirmek ve bu çalışma alanına odaklanmak üzere büyük bir elektronik laboratuarı kurulmuştur. Birçok klinik gruplar; Padua’daki ortopedik klinik, Bologna’daki Rizzali Enstitüsü ve Roma’daki nörolojik klinik gibi klinik grupları Biyomedikal Mühendislik laboratuarlarına dönüştürülmüştür[6]. Norveç’te bir üniversite de kolej seviyesinde klinik mühendisliği eğitimi verilmekte ve iki üniversitede de BME verilmektedir. Ayrıca Norveç Biyomedikal Mühendisliği Topluluğu’nun 322 üyesi ile oldukça aktif çalışmaktadır. Slovenya’da 1,5 yıl süren biyomedikal mühendisliği Lisans programı altı aylık diploma çalışması da dâhil olmak üzere elektrik ve elektronik mühendisliğinin bir parçası olarak uygulanmaktadır. Öğrenciler 3. sınıfta biyomedikal mühendisliğini seçebilmektedirler. Bu alanı seçen öğrencilerin çoğunluğu da yüksek lisans ve doktora eğitimine devam etmektedir. Romanya’da BME’ye yönelik daha çok bioteknolojide uygulamalı eğitim yapılarak, ilaç etkileri, kanser, patolojik hastalıklarda tanı ve tanı teknikleri geliştirme, hücre ve dokulardaki bozulmalar konularına yer verilmektedir. İsveç’te BME disiplinler arası çalışmalar şeklinde yapılmaktadır. Lisans eğitimi neredeyse Yüksek Lisans eğitimine eşdeğerdir. Ayrıca hemen hemen her üniversitede çalışılabilecek bir doktora programı bulmak mümkün olmaktadır. Biyomedikal mühendisliği, medikal endüstrisi üniversite ve hastane işbirliği içindedir. İsveç hükümeti tarafından genellikle iş adamları pek çok organizasyona dahil olmaları konusunda desteklenmektedirler. Bununla beraber mühendislik bölümleri de yeni şirketlerin güçlenebilmesi tanınabilmesi için gerekli bir üne sahiptirler. İsviçre’de ise 1970’lerden sonra biyomedikal mühendisliği üniversitelerin uygulamalı bilimlerinde kurulmaya başlanmıştır. İsviçre’de biyomedikal mühendisliği eğitimi elektronik mühendisliği fakülteleri ve tip fakülteleriyle bütünleşmiş bir şekilde verilmektedir. Ayrıca Basel üniversitesi, tıp öğrencilerinin Biyomedikal Mühendislik dersleri alması konusunda Hoffman-La Roche şirketiyle işbirliği içerisindedir[7]. Biyomedikal mühendisliğindeki en kapsamlı program Zurihteki Swiss Federal Institutes of Technology’de uygulanmaktadır. İngiltere’de BME lisans ve lisansüstü derecelerinde verilebilmektedir. Ayrıca İngiliz eğitim sisteminde 2 çeşit alan ayrımı vardır. Eğitimi seçerken “birlikte” veya “ve” ayrımı yapılmaktadır. Bunun anlamı şayet “ve” olan eğitimi seçilirse seçilen iki dal da eşit şekilde eğitim verilmektedir. Ancak “birlikte” seçilmişse asıl ve yan dal eğitimi verilmektedir. İngiltere de lisans eğitimi üzerine 1 yıl daha fazla alınmak suretiyle genişletilmiş ve uzatılmış master derecesi alınır. Doktora seviyesinde eğitim de ise master derecesi bir önkoşul olarak aranmaz. master almamış öğrenciler doktora esnasında ilk yıl araştırma yaparak doktora öğrencisi olabilirler. Ancak bazı bolümler sandviç eğitim diye bilinen endüstri yerleşim periyodu istemektedirler ki buda genellikle bir yıl daha uzundur[8]. İskoçya’da üniversite eğitimi birleşik krallıktaki diğer bölgelerden daha farklıdır. En büyük farklılık ise eğitim eşitliği için İskoçya’da 1 yıl daha uzun bir eğitim veriliyor olmasıdır. Genel itibariyle Avrupa’da Biyomedikal Mühendisliğinin gelişiminde, hükümet desteği ve gelişen sanayi faktörlerinin de bariz etkileri olmuştur [9]. Ülkemizde Biyomedikal Mühendisliği, yüksek lisans seviyesinde İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Başkent Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesinde Fen Bilimleri Enstitüsü içerisinde biyomedikal mühendisliği programı şeklinde yer alırken Boğaziçi Üniversitesinde Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü olarak yer almaktadır [10]. Ayrıca TÜBİTAK Üniversite Sanayi Ortak Araştırma Merkezleri Programı (ÜSAMP) çerçevesinde, Hacettepe Üniversitesi, TÜBİTAK, OSTİM ve altı sanayi kuruluşu ortaklığında kurulan Hacettepe Üniversitesi Biyomedikal Teknolojiler Merkezi (BİYOMEDTEK), ilgili bilim ve teknoloji alanlarında faaliyet gösteren akademik gruplar ile sanayi kuruluşlarını bir ara yüzeyde bir araya getirmek için faaliyet göstermektedir. Bunlardan başka biyomedikal mühendisliği eğitimi Yeditepe ve Başkent vakıf üniversitelerinin lisans programlarında da yer almaktadır. Ayrıca Başkent üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümünde Yüksek Lisans eğitimi de başlatılmış durumdadır. 3. Sonuçlar ve Tartışma BME alanında Amerika ve Avrupa’da kaydedilen gelişmelere paralel olarak ülkemizdeki girişimler de umut vadeden bir sürecin izlerini taşımaktadır. Tıp, elektrik, kimya ve biyoloji gibi alanlarda olması gereken birlikte çalışma kültürünün arzu edilen seviyede olmayışı, bu anlamda bir köprü fonksiyonu görebilecek biyomedikal mühendisliğinin önemini artırmaktadır. Avrupa’da en çok MR cihazına sahip ülkelerden biri olan Türkiye’de, yetişmiş insan faktörü BME açısından hayati önem arz etmektedir. Bu bağlamda son model tıbbi teknolojiyi kullanan hekimler ile bu cihazları üreten ve geliştiren teknik elemanlar arasındaki kritik bağı kurabilecek ve konuya hem tıp hem de mühendislik açısından vakıf olan uzmanlara ihtiyaç duyulmaktadır [11]. İlgili birimler arasında mekik dokumak suretiyle tanı ve tedavi hizmetlerinin minimum maliyet ve maksimum kalitede sunulabilmesi yine BME’nin gelişimi ile doğru orantılıdır. Diğer yandan sağlık kurumlarındaki tıbbi teçhizat ihtiyacının belirlenmesi verimli ve etkin kullanımı, kalibrasyonu ve bu doğrultuda danışmanlık hizmetlerinin sunulması da BME’nin kalitesiyle ilişkilidir [12]. BME’ye duyulan ihtiyacın zaruri olmasına karşın; ülkemizde BME mezunlarının doğrudan çalışabileceği alanların oldukça kısıtlı olması genç beyinlerin konuya ilgi duymasına olumsuz anlamda ket vurmaktadır. BME alanındaki bir diğer önemli faktör olan Sanayi-Üniversite işbirliği ülkemizde Biyomedikal ilerlemenin güçlü bir lokomotifi olacaktır. Bu amaç doğrultusunda ortak proje, çalışma ve ar-ge faaliyetlerinin gerekliliği aşikârdır. Böylece BME kapsamında akademik ve pratik bir gelişme trendini yakalamak mümkün olabilecektir. Biyomedikal teknoloji, birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede olduğu gibi Türkiye’de de öncelikli desteklenmesi gereken bilim ve teknoloji dallarından biri olarak görülerek, kalkınma plan ve programlarında yer almalıdır. Mühendislik sistem analiz ve modelleme tekniklerinin biyolojik sistemlere uygulanması ile elde edilecek avantajlar, sağlık dünyasında birçok pozitif gelişmenin çekirdeği olabilecektir [12]. 4. Kaynakça
| ||
| Başa dön |
| ||
| Çağan |
| ||
Site Kurucusu Disconnectus erectus![]() ![]() Kayıtlı Üye #1 Kayıt Tarihi: 04 Ara 05 saat: 12:18Üniversite:: Marmara Üniversitesi Mesaj Sayısı: 577 21 kez 20 mesajda teşekür aldı | Kaynakça da yer almak gurur verici bir duyguymuş | ||
| Başa dön |
| ||
| Yıldıray |
| ||
![]() Kayıtlı Üye #443 Kayıt Tarihi: 04 Ağu 06 saat: 10:35Üniversite:: İstanbul Üniversitesi Mesaj Sayısı: 135 10 kez 10 mesajda teşekür aldı | Hocam yaptınız iş,verdiniz emek az değil.sitemize girip bilgi toplayan okadar çok kişi,kurum,öğretim üyeleri varki.yurt dışı yurt içi faydalanan insanlar çok fazla.sitenin geleceği yapılıcak yeniliklerle bundan çok daha parlak görüyorum.tabiki olmazsa olmaz daha katılımcı üye kitlesi ile birlikte... Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluyorsa orada güneş batıyor demektir ... | ||
| Başa dön |
| ||
:yat):yat):yat):yat)
:yat):yat):yat):yat)
:yat):yat):yat):yat)
:yat):yat):yat):yat)






