| Medikal Teknoloji Biyomedikal Biomedical Elektronik Nanoteknoloji Biyoteknoloji Mühendisliği :: Forum :: Sektörden Haberler - Eleman - İş - Staj - Cihaz Alış Verişi :: Sektörden Haberler |
|
<< Önceki konu | Sonraki Konu >> |
| Özel Sağlık Kuruluşlarından "Ortak eylem planı" | ||
|
Moderatorler: Çağan, yavuznuri, kadir
|
| Yazar | Mesaj | ||
| Yıldıray |
| ||
![]() Kayıtlı Üye #443 Kayıt Tarihi: 04 Ağu 06 saat: 10:35Üniversite:: İstanbul Üniversitesi Mesaj Sayısı: 135 10 kez 10 mesajda teşekür aldı | Toplantı son dönemlerde özel sağlık sektörünün içinde bulunduğu sıkıntıların sektör ve çalışanları tarafından açısından yüksek sesle dile getirildiği ilk toplantı olma özelliği taşımakta. Sağlık İşletmeleri Federasyonu, Akdeniz Sağlık İşletmeleri Derneği, Ankara Sağlık Kuruluşları Derneği, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Derneği, Bursa Özel Sağlık Kuruluşları Derneği, Ege Özel Hastaneler Derneği, İzmir Sağlık Kuruluşları Derneği, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği, Özel Hastaneler Platformu Derneği, Türkiye Sağlık İşletmeleri Derneği ve Tüm Sağlık Kuruluşları Derneği yönetici ve üyeleri, TOBB Üniversitesinde düzenlenen “Sağlıkta Güç Birliği” toplantısında bir araya geldi. Toplantıda konuşan, Sağlık İşletmeleri Federasyonu Başkanı Dr. Mehmet Altuğ, paket fiyat uygulamasıyla başlayan, muayene katkı payı kısıtlaması ve 2008 yılı SUT ile devam eden bir süreç yaşandığını belirterek, sektörün bunlara karşı birlikte hareket etmesinin önemine işaret etti. Sektörde hiç kimsenin durumundan memnun olmadığını kaydeden Dr. Altuğ, “Geldiğimiz noktada açmazdayız. 2008 sağlık sektörü açısından kara bir yıl oldu. Branş açamaz, hekim istihdam edemez hale geldik. Neredeyse 2003’den önceki halimizi arar olduk” diye konuştu. Muayene fark ücretinin yüzde 30 ile sınırlandırılmasını eleştiren Dr. Altuğ, sorunlarının çözümü için yaptıkları girişimlerin hiçbirinden sonuç alamadıklarını söyledi. “SGK ile anlaşma yapmayalım” demelerinin söz konusu olmadığını, yapılan yatırımların bu anlaşma yapılmadan idame ettirilemeyeceğini belirten Dr. Altuğ, şunları kaydetti: “Yangının mutlaka söndürülmesi gerekir. Çağrılarımıza duyarsız kalınıyor ve özel sektör kötüye gidiyor. Sorunlar karşılıklı müzakere yoluyla çözülmelidir. Artık kamu, özel sektörü rakip değil, çözüm ortağı olarak görmelidir. Aslında yatırım yaptığımız için hata yaptık. Suç bizde, özür diliyoruz.” Uygulamaların bu şekilde devam etmesi halinde önümüzdeki dönemde en büyük sorunu hastaların yaşayacağı ve sorunun sağlık çalışanlarının şimdiden başlayan işten çıkarmalar ile daha da büyüyeceğine dikkat çekildi. Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Başkanı Dr. Reşat Bahat ise, “Hepimiz mevcut iktidara güvendik ve yatırım yaptık. Son 2 yıldır lehimize çıkartılmış doğru dürüst bir karar yok” diye konuştu. Dr. Bahat, “Birlik ve tek vücut olma” çağrısı yaptı. Akdeniz Sağlık İşletmeleri Derneği Başkan Yardımcısı Cemal Özkan da, küresel ekonomik krizin yaşandığı bir dönemde, 2-3 ay içinde 200 bin özel sağlık kuruluşu çalışanının 60 bininin işsiz kalacağını savundu.Ortak eylem planıToplantıda ayrıca, sonuç bildirisi açıklanarak ortak eylem planı üzerinde mutabakata varıldı. Alınan kararlar bildiride özetle şöyle sıralandı: Sağlık Bakanlığınca 15 Şubat’ta çıkarılan özel sağlık kuruluşlarıyla ilgili yönetmelikler konusunda Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı ve Başbakanlık makamları nezdinde girişimlerde bulunulacak. Yüzde 30 fark ücreti sağlıklı maliyet analizleri ve veriler ışığında yeniden tartışmaya açılacak. Artan maliyetlere rağmen, son 2 yıldır ücretlerin düşürüldüğü sağlık uygulama tebliği, sağlık kurum ve kuruluşlarını hizmet sunamaz hale getirdi. Bu şartlarda sağlık kurum ve kuruluşlarının SUT ücretleri ile hizmet vermesine son verilmesi sektör tarafından gündeme alındı. Mevcut SUT ve hizmet alım sözleşmeleri ile hizmet sunmaya çalışmak mümkün değil. Sağlık işletmeleri yaşamlarını sürdürebilmek için ilk adım olarak bir çok çalışanın işine son vermek durumundadır. Yapıcı adımlar atılmaması halinde, ortaya çıkacak mağduriyetin özel sağlık işletmelerine mal edilmesi kabul edilmeyecek. Muayene katkı paylarındaki eşitsizlik hemen kaldırılmalıdır. Sağlığa ciddi yatırım yapan yatırımcının geleceğinin ne olacağı yetkililerce izah edilmelidir. Sektörün bundan sonra toparlanması ancak ciddi tedbirlerle mümkündür. Bundan sonra özel sektörün hizmet sunumunda olması istenmiyorsa bu durumun açık ve net izahı yapılmalıdır. 2006 sonrası yapılan düzenlemeler ve özel sektöre yönelik kısıtlamalar neticesinde sağlık hizmeti sunumu sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Bu noktadan hareketle, borç ve alacaklarımızı devletin üstlenmesi şartıyla kurumlarımızı kamuya devretmeye hazırız. “Sağlıkta Güç Birliği” Toplantısı Sonuç Bildirisi Sağlık sektörü 2003 yılından itibaren önemli gelişmelere sahne olmuştur. 2003 yılından 2005 yılının sonuna kadar özel sektörün gelişmesi teşvik edilmiş 2006 ve sonrasında ise özel sektörün küçültülmesine karar verilmiştir. Ülke sağlık hizmet sunumunda özel ve kamu işbirliği terk edilerek kamu sağlık sektörünün tek oyuncu olduğu bir hizmet sunum modeline dönüşü sağlayacak karar ve uygulamalar hayata geçirilmiş ve geçirilmeye devam edilmektedir. 1990’lı yıllarda gelişmeye başlayıp 2004-2006 yılları arasında büyük bir gelişme kaydeden özel sağlık sektörü gelinen nokta itibariyle zor durumdadır. Yatırım yapamaz, yaptığı yatırımları açıp işletemez, eksilen cihaz ve personelini yenileyemez bir görünümüne getirilmiş olan özel sağlık sektörünün sorunlarının ivedilikle ele alınması gerekmektedir. Sağlık hizmet sunumunda benimsenmiş olan tek oyunculu model, sağlık sektöründeki kötüye gidişin her gün biraz daha fazla hissedilmesine yol açmaktadır. Bu kötüye gidişi ilk hisseden doğal olarak sistemin içinde önemli bir görev üstlenmiş olan özel sağlık sektörüdür. Sağlık sektörünün bu kötü gidişe ilişkin açıklamaları ise Kamu gücünü elinde bulunduranlar tarafından yeterli düzeyde önemsenmemekte, hatta kamuoyunda özel sektörün hiç hak etmediği bir imaj çizilerek suçlayıcı davranılmaktadır. Özel sektörün içinde bulunduğu durum sadece kendi kararının sonucu değildir. Uygulanan Hükümet politikalarının ve teşviklerin bir sonucudur. Dolayısıyla soruna sadece özel sektörün kendi kendine çözüm bulması mümkün değildir. Özel sektör olarak içinde bulunduğumuz durumun ve buna ilişkin gelecek senaryolarının değerlendirilmesi amacıyla ilki 22.10.2008 tarihinde ikincisi ise 08.11.2008 tarihinde olmak üzere değerlendirme ve istişare toplantıları yapılmıştır. Bu toplantılar sonucunda özel sağlık sektörünün birlikte hareket etme kararı aldığını tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz. Bu çerçevede birlikte hareket etme kararı alan sivil toplum kuruluşları ve bunların temsil ettiği sağlık kurum ve kuruluşlarının temsilcileri bu toplantıda ortak bir Eylem Planını benimsemişlerdir. Benimsenen Eylem Planı çerçevesinde aşağıdaki konularda her türlü girişimin yapılması, organizasyon ve belirlenen eylemlerin uygulanması konusunda ilgili birimlere tam yetki verilmiştir.1. Sağlık Bakanlığı tarafından 15 Şubat 2008 tarihinde çıkartılan Yönetmeliklerin yol açtığı sonuçların sektör üzerindeki yıkıcı etkisinin ortadan kaldırılması ivedilik arz etmektedir. Bu nedenle her türlü siyasi, hukuki girişim başlatılmıştır. Bu çalışmaların ilk semeresi alınmış, Danıştay Yönetmeliklerin bazı maddeleri hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Bu konuda Cumhurbaşkanlığı Makamı, TBMM Başkanlığı Makamı ve Başbakanlık Makamı nezdinde etkili girişimlerde bulunulacaktır.2. 5510 sayılı Kanuna dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe koyulan % 30 Fark Ücret Kararı sağlıklı maliyet analizleri ve veriler ışığında yeniden tartışmaya açılacaktır. Bu konuda ilgili kurumlar nezdinde siyasi ve hukuki yöntemler kullanılarak girişimde bulunulacaktır.3. Giderek artan sağlık hizmet sunum maliyetlerine rağmen son iki yıldır ücretlerin düşürüldüğü sağlık uygulama tebliği sağlık kurum ve kuruluşlarını hizmet sunamaz hale getirmiştir. Bu şartlarda sağlık kurum ve kuruluşlarının SUT ücretleri ile hizmet vermesine son verilmesi sektör tarafından gündeme alınmıştır.4. Mevcut SUT ve hizmet alım sözleşmeleri ile hizmet sunmaya çalışmak mümkün değildir. Özel sağlık işletmeleri ekonominin genel kuralları içerisinde kendisine yaşama hakkı ve çıkış yolu aramaktadır. Bu çerçevede sağlık işletmeleri yaşamlarını sürdürebilmek için ilk adım olarak birçok çalışanın işine son vermek durumundadır. Binlerce insanın aileleri ile birlikte işsiz kalacak olmalarını üzülerek kamuoyu ile paylaşıyoruz. Bu konuda yapıcı adımlar atılmaması halinde ortaya çıkacak mağduriyetin özel sağlık işletmelerine mal edilmesi kabul edilmeyecektir.5. Yeni uygulamaya konulan muayene katılım payı alınmasında yapılan eşitsizlik nedeniyle özel sağlık kurum ve kuruşlarına yapılan başvurular ciddi biçimde azalmıştır. Muayene katkı paylarındaki eşitsizlik hemen kaldırılmalıdır.6. Özetle şu ana kadar sağlıkta yapılan olumlu adımlardan çark edilmekte ve halkın muayene, randevu ve ilaç kuyruklarında bekledikleri, “hizmetin olmadığı bir ortamda maliyetin de olmadığı” döneme dönüşün sinyalleri verilmektedir. Halkın teveccühünü kazanmış bu atılımlardan sonra gelinen noktayı anlamak mümkün değildir.a. İktidar tarafından uygulanan teşvikleri değerlendiren ciddi miktarda sağlığa yatırım yapan yatırımcının geleceğinin ne olacağı yetkililer tarafından izah edilmelidir.b. Maç ortasında kurallar değiştirilmiştir.c. Sektörün bundan sonraki dönemde toparlaması ancak ciddi tedbirlerle mümkündür. Eğer bundan sonra özel sektörün hizmet sunumunda olması istenmiyorsa ki “bu şartlarda olması mümkün değildir” bu durumun açık ve net bir biçimde izahı yapılmalıdır.d. 2006 sonrası yapılan düzenlemeler ve özel sektöre yönelik kısıtlamalar neticesinde sağlık hizmeti sunumu sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Bu noktadan hareketle borç ve alacaklarımızı devletin üstlenmesi şartıyla kurumlarımızı kamuya devretmeye hazır olduğumuz ifade ediyoruz.23 12 2008 [ Düzenlendi 02 Oca 09 saat: 16:42 ] Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluyorsa orada güneş batıyor demektir ... | ||
| Başa dön |
| ||
:yat):yat):yat):yat)
:yat):yat):yat):yat)
:yat):yat):yat):yat)
:yat):yat):yat):yat)



