| Biyomedikal Mühendisliği ve Biyomedikal Cihaz Teknolojisi :: Forum :: Nanoteknoloji :: Nanoteknoloji |
|
<< Önceki konu | Sonraki Konu >> |
| Kanser için Truva Atı | ||
|
Moderatorler: Yasin Çağan, yavuznuri, Kadir
|
| Yazar | Mesaj | ||
| yavuznuri |
| ||
Site Ana Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #4 Kayıt Tarihi: 31 Dec 05 saat: 02:45Üniversite:: UCLA (University of California-Los Angeles) Mesaj Sayısı: 922 26 kez 25 mesajda teşekür aldı | Fareler üzerinde yapılan çalışmalarda kanser ilacının tümöre nanoparçacıklar kullanılarak taşınmasının, ilacın etki gücünü arttırdığı, yan etkilerini ise azalttığı gösterilmiştir. Michigan Üniversitesi'ndeki bilimadamları metotreksat (methotrexate)'ı tümör hücrelerine sokabilmek için folik asiti yem olarak kullanmıştır. ![]() MU bilimadamları güçlü kemoterapi ilaçlarının tümör hücrelerinin içine girebilmesini sağlamak için, Truva atının nanoteknolojik eşdeğerini ürettiler. Böylece ilacın kanser öldürücü aktivitesi artarken toksik yan etkileri azaldı. Hücre kültürlerinde daha önce yapılmış çalışmalar, hedeflenmiş taşınım için antikanser ilaçları nanoparçacıklara eklemenin terapötik cevabı arttıracağını öne sürmüştü. Şimdi ise MU araştırmacıları nanoteknoloji temelli bu tedavinin etkili olduğunu gösterdiler. Çalışmayı yöneten, MU'da Biyolojik Nanoteknoloji profesörü olan James R. Baker Jr, "Bu, nanoparçacığa bağlı ilacın kan akımına bırakılarak kanser hücrelerinde konsantre olduğu ve hayvanın tümöründe biyolojik etki ettiğini gösteren ilk çalışma oldu." dedi."Bizler nanoteknolojinin kanser tedavisini belirgin şekilde iyileştireceği konusunda oldukça iyimseriz." dedi Baker. "Hedeflenmiş ilaç, normal hücreler yerine doğrudan kanser hücrelerine gidiyor. Böylece tedavi etkinliği artarken yan etkileri azalıyor. Kanser ilaçlarının terapötik indeksinin geliştirilmesiyle kanseri kronik, üstesinden gelinebilen bir hastalığa dönüştürmeyi umuyoruz." Çalışmanın sonuçları 15 Haziran 2005 tarihli "Cancer Research" dergisinde yayınlandı.MU araştırmacılarının kullandığı ilacı taşıyan araç, insan yapımı bir polimer molekül olan dendrimer. Beş nanometreden daha az bir çapa sahip olan dendrimer, hücre zarındaki porlardan geçebilecek kadar küçük. Bir nanometre metrenin milyarda birine eşittir ya da başka bir ifadeyle insan saçının kalınlığı yaklaşık 100.000 nanometredir. Dendrimerler dallı, ağaç benzeri yapılardır. Böylece bilimadamları ilaçların da dahil olduğu çeşitli molekülleri bu dallara bağlayabilmektedir. MU araştırmacıları dendrimerin dallarından birine güçlü bir antikanser ilaç olan metotreksat'ı eklediler. Diğer dallara ise floresan görüntüleme için bir ajan ve gizli içeriklerini eklediler – folik asit adlı vitamini.Folik asit ya da folat, bütün hücrelerin sağlıklı fonksiyon görebilmesi için gerekli olan önemli bir vitamindir. Fakat kanser hücreleri ortalama mikrarın üzerinde folata ihtiyaç duyarlar. Olabildiğince çok folatı yakalamak için bazı kanser hücreleri hücre zarlarında folat reseptörleri eksprese ederler. Kanser hücrelerinin folata olan iştahını avantaja çevirerek MU araştırmacıları, kemoterapötik ilaçlara direnç gelişmesini önleyebildiler. ![]() Dr. James R. Baker Jr. Baker durumu "Aynı Turuva Atı gibi." şeklinde açıklıyor. "Nanoparçacıktaki folat molekülü tümör hücre zarındaki reseptöre bağlanıyor ve hücre onu hemen içine alıyor. Çünkü ihtiyacı olan vitamini aldığını sanıyor. Fakat folatı zardan içeri alırken aynı zamanda onu zehirleyecek metotreksatı da almış oluyor." Geleneksel kemoterapide metotreksat gibi ilaçlar, kanser hücreleri içine girebilmek için hücre zarını difüzyonla geçer. Bu yavaş bir iştir ve hücre dışı sıvıda yüksek konsantrasyonda ilaç olmasını gerektirir. Normal hücre ve dokular da bu yüzden zarar görebilirler. İnsan epitelyel hücre kanserlerini taşıyan farelerle laboratuarda yapılan testlerde, folik asit ve metotreksat kullanılan nanoparçacık temelli tedavinin, ilacın tek başına verilişine göre 10 kez daha etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca nanoparçacık tedavisi, ilacın tek başına verilişine göre fareye çok daha az toksik olmuştur."99 gün süren uzun süreli denememizde, metotreksatlı nanoparçacık verilen farelerin yüzde 30 ila 40'ı kurtuldu." diyor araştırmacılardan Jolanta Kukowska-Latallo. "Serbest metotreksat verilen farelerin tümü öldü – tümörün aşırı büyümesi ya da ilaç yan etkileri sebebiyle." "Hedeflenmiş nanoparçacık tedavisi uygulanmış tüm farelerde, metotreksatın ya da dendrimerin tek başına verildiği farelere kıyasla, istatistiksel olarak belirgin tümör büyüme azalması görüldü." diye ekliyor Kukowska-Latallo. "Tümör büyümesini 30 gün kadar geciktirebildik. Bir farenin yaşama süresi düşünüldüğünde bu önemli bir sonuç. Bir fare için bir ay, insanda yaklaşık üç yıla karşılık geliyor."Kanser üzerinde hedeflenmiş ilaç tedavisinin etkileri üzerine çalışmaya başlamadan önce MU araştırmacıları, floresan işaretli dendrimerlerin kan akımına verildiklerinde laboratuar farelerinin nerelerinde tutulacağını belirlediler. Sonuçlara göre serbest nanoparçacıklar böbrekler yoluyla hızla kandan uzaklaştırılıp idrarla atılıyor. Nanoparçacıkların beyne geçişine dair bir kanıta rastlanmadı. Çalışmada nanoparçacıklar herhangi bir immün cevaba yol açmadı. Gelecek çalışmalarda MU araştırmacıları hayvanlarda metotreksatlı hedeflenmiş nanotedavinin maksimum terapötik dozunu tespit edecekler. Ve diğer öncül çalışmaları tamamlayarak insandaki ilk klinik denemeye hazırlanacaklar. Baker'a göre bu iki yıl içinde gerçekleşecek.Michigan Nanoteknoloji Enstitüsündeki araştırmacılar ayrıca nanoteknoloji temelli tedavinin diğer kemoterapötik ilaçlarla kullanımı üzerinde çalışacaklar. Baker, "Çok sayıda etkili kanser ilacı olmasına rağmen kullanılamıyorlar çünkü fazla toksikler." diyor. "Eğer bu ilaçlar hedeflenmiş nanoparçacık sistemiyle taşınırlarsa toksiste problemini aşarak kanser hastalarını tedavi edebiliriz." Farklı taşıyıcı moleküllere farklı ilaçları bağlayarak çok sayıda kanser için farklı tedavilerin geliştirieceğine inanıyor Baker. Hatta muhtemelen bireyin spesifik kanserine özel kişisel tedaviler uygulanacak.BS: Başkent University-Biomedical Engineering MS: Bilkent University-UNAM-Materials Science and Nanotechnology PhD: University of California-Los Angeles (UCLA)-Biomedical Engineering | ||
| Başa dön |
| ||
Ondan istanbulla ilgili haberler daha çok dikkat çekiyor 







